Sanat

06 Kasım 2009

Vitray (Cam süsleme sanatı)

Kategori: Sanat — Etiketler:, , — admin @ 16:32
Vitray (Cam süsleme sanatı) hakkında bilgiler; Nedir? Nasıl yapılır? Vitray çeşitleri ve teknikleri nelerdir? Vitray desenleri, örnekleri ve resimleri


Vitray

Günümüzde çok yaygın olarak, evlerde, otellerde, fabrikalarda, yemek ve oyun salonlarında, camilerde ve bunun gibi birçok mekanda çok amaçlı kullanılan bir sanat tekniği olan vitraya, kısaca cam resmi diyebiliriz.

Vitray nedir?

Vitray sanatı gün ışığı ile doğan ve yine onun az ve çokluğu ile değişimler kazanan bir ışıklı resim sanatıdır. Vitrayın diğer resim sanatlarından ayrı olan yönü onu diğerlerinden üstün kılan tarafı aynı kalmayışı, ışık değişimleriyle, ya da ışığa etki eden elemanların değişimiyle değişik özellikler kazanmasıdır. Bir ışığın azalıp çoğalması ve bulutların hareketi, hatta vitrayın arkasında bulunan ağaçların dal ve yapraklarının veya başka cisimlerin hareketi cam üzerinde değişik renk ve gölgeler meydana getirir.

Yakın yüzyıla kadar vitray sanatı doğal ışıktan yararlanmıştır. Teknikteki ilerlemelere paralel olarak değişik kaynaklarda, özellikle elektrik ışığı vitrayın ışık kaynağı olmasını sağlamıştır. Ayrıca hiç doğal ışık olmayan yerlerde de vitray kullanılmıştır.

Vitray nerede ve ne zaman doğdu ve nasıl bir gelişim gösterdi?

Vitray sanatının doğuşu, ana maddesi olan camın icadıyla yakından ilgilidir.

Cam insanlar tarafından taş devrinde kullanılmaya başlamıştır. Bunlar volkanik olaylar sonucu meydana gelen doğal (tabii) camlardır. İlk cam yapımı üfleme aletinin icadıyla Mısır’da başlamıştır. Bu teknik daha sonraları Finike, Yunanistan ve Romalılar tarafından kullanıldı. Roma’da yapılan kazılar Vitrayın M.S. I. yüzyıldan beri yapılmakta olduğunu ortaya koymuştur. Vitray VII. yüzyılda Araplar, daha sonra da Türkler tarafından kullanılarak sanat değeri yüksek örnekler ortaya konmuştur. Hıristiyanlık dünyasında sadece dini yapılarda (Kilise, katedral vb.) kullanılan vitray; Türklerde dini yapıların dışında da kendini göstermiş cami, türbe vb. yapılar yanında saray, köşk, kasr, kütüphane ve evlerde bol bol kullanılmıştır.

Vitray nerelerde kullanılır?

  • Konutlarda; pencerelerde, aydınlıklarda, oda bölmelerinde, paravanlarda, duvar panolarında, abajurlarda ve kapılarda yer almaktadır.
  • Fabrikalarda; hizmet binalarında, dinlenme-eğlenme tesislerinde, yemek-oyun salonlarında, yönetici, müdür odalarında yer almaktadır.
  • Otellerde; dış mekan ve aydınlatma panolarında, giriş kapılarında, lobilerde, banyo, yemek, eğlence salonlarında, odaların aydınlatma elemanlarında paravanlarda kullanılmıştır.
  • Ayrıca cami, eğlence yerleri, spor salonları, devlet kurum ve dairelerinde, okullarda, sanat galerilerinde istasyon bekleme salonları gibi yerlerde kullanılmaktadır.
Vitray (Cam süsleme sanatı) nasıl yapılır?

Saydamlığı ve işlenebilirliği ile cam hayatın her alanında önemini koruyor. Günlük kullanımda da geniş imkanlar sunan cam, aynı zamanda birçok sanata malzeme olmuş. Bu sanatlardan biri de Vitray; yani Cam Süsleme Sanatı… Farklı büyüklük ve biçemlerdeki camların çeşitli birleştirici unsurlarla bir araya getirilmesiyle kompozisyonların oluşturulması olarak değerlendirebileceğimiz Vitray’ın tarihi antik döneme kadar uzanıyor. Köklü bir geçmişe sahip olan vitray geçmişten günümüze paralel olarak yaygınlık kazanmış. Dini yapıların aydınlatmalarında ve pencerelerinde mistik bir hava yaratmak için kullanılan Vitray, artık pencere dışında oldukça zengin bir kullanım alanına sahip. Yüzyıllarca dış mimarinin ve ana yapının bir parçası olarak görülen Vitray, günümüzde iç mimaride ve dekorasyonda oldukça geniş bir kullanıma sahip. Camın olduğu her yerde Vitray var diyebiliriz.

Vitray aslen antik dönem Doğu Akdenizi’nden geliyor. O dönemde yapılan kalın ve küçük boyuttaki camlar, mermerler, bronzlar ve küçük cam parçaları ile bu sanat ortaya çıkar. Ancak, en eski boyalı Vitray örnekleri 9. ve10. yüzyıllarda bulunmuştur. Avrupa’da Vitray’lar en yoğun gotik dönem eserlerinde, katedrallerde, saraylarda, büyük konaklarda görülür. 12. yüzyılda Avrupa mimaride Roma stili yerine Gotik tarz egemen olmuş. Bu yeni mimaride geniş pencere boşlukları bulunduğundan bu pencereleri örtmek için renkli cam paneller kullanılmaya başlanır.

Böylece yapılarda daha önce mozaikler hakim iken, mozaiklerin yerini Vitray’lar alır. Chartres Katedrali’ndeki 7 bin m²’lik Vitray süslemesi Ortaçağ mimarisinin ve cam üstüne yapılan resim sanatının en büyük ve en önemli örneklerindendir. Daha sonra önemini kaybeden Vitray 19. yüzyılda tekrar sanat çevresinde görülmeye başlanır. 19. yüzyılda Fransa Vitray konusunda merkez konumuna yükselir.

Türkler’in de Cam Süsleme Sanatı’na, Vitray’a oldukça eski dönemlerden bu yana ilgi gösterdiğini, mimaride kullandığını görüyoruz. Selçuklu ve Osmanlı yapılarında, konaklarda, saraylarda, türbelerde Vitray’a rastlanır. Özellikle bu yapıların tepe noktalarında görülen camların birleştirici unsuru alçıdır. İstanbul’un fethinden sonra mimari eserlerde Vitray’a daha çok rastlanır.

Topkapı Sarayı, Şehzade Türbesi, Süleymaniye Cami ve Yeni Cami bunların örnekleri arasındadır. Avrupa’da kiliselerde, saraylarda görülen Vitray’larda melekler, İsa, Havari’leri ve kutsal kişiler resmedilirken, İslam kültüründe bunun yerini geometrik şekiller ve bitkiler almıştır.

Cam Süsleme Sanatında 5 Teknik

Vitray, köklü geçmişiyle çeşitli kültürlerde şekillendiği için farklı kullanım şekli ve tekniklere sahip. İlk bilinen cam kesim tekniği önceden cam üzerine tebeşir ile çizilen desenin ucu ısıtılmış bir demir parçası ile kesilmesi tekniğiydi. Kesim sırasında camın soğuması için su ile ıslatılıyor ve işlem cam iyice kırılana kadar devam ediyordu. Daha sonra Vitray ustaları daha küçük parçaları elde etmek için kükürt tekniği ile kesim yapmaya başladılar. Kesilen parçalar temizlenip kesim şekline göre tutkal kullanılmadan yapıştırılıyordu. Sonra cam üzerine desen işleniyordu. Bezeme bitince camlar kurşun içine gömülürdü. Yani, H kesitindeki kurşun çubukların arasına yerleştiriliyor ve lehim ile kurşunlar kalaylanarak camlar sabitlenirdi. Bilinen geleneksel yöntemlerin dışında farklı bir yöntem bulan Lois Comfort Tiffany, kendi ismiyle anılan vitray tekniğini geliştirdi. Kurşun çubuklar yerine bakır folyo şeritler bu teknikle kullanıldı.

Günümüzde en yaygın 5 vitray tekniğinden söz edebiliriz.

1. Mozaik Vitray: Beyaz cam materyalleri, transparan cam vitray boyası, siyah cam vitray boyası, fırça, siyah kontur ve 40*30* mat cam ana malzemelerdir. Camın mat tarafına siyah konturla eskiz çizilir, çizilen eskizin içi fırça yardımı ile transparan cam vitray boyası ile boyanır. Boyanan bölgelere camlar serpiştirilir ve kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra eskiz siyah cam vitray boyasıyla boyanır. Bir süre kuruduktan sonra vitraya çerçeve yapılır.

2. Macunlu Vitray: Gerekli ebatlarda cam, selülozik vernik, selülozik tiner, renkli camlar, macun, ispirtolu kalem, pense ve silikon gerekli malzemelerdir. Önce eskiz çizilir ve bunlar renklendirilir. Eskiz camın altına yerleştirilir. Rengine göre cam alınır, eskizin üzerinde çizilir, sonra elmas yardımı ile cam çizilen yerden kesilir. Fazla parçalar pense ile alınır ve kesilen cam yerine koyulur. Bütün parçalar bu şekilde kesildikten sonra renkli camlar selülozik vernikle camdaki yerlerine yapıştırılır. Bu işlem bittikten sonra camların araları macun ile doldurulur. Macun kuruduktan sonra selülozik tinerle silinir. Biten cam yapılan yere silikonla yapıştırılır. Renkli camlar bu iki camın arasında kalır.

3. Kurşunlu Vitray: Malzemeleri renkli camlar, elmas, ispirtolu kalem, pense, havya, kurşun, pamuk, lehim ve selülozik tiner olan kurşunlu vitrayda; öncelikle eskiz çizilir ve renklendirilir. Çizilen eskiz masa üstünde sabitlenir ve bir köşesi iki kurşunla havya yardımıyla lehimlenir. Rengine göre camlar alınır, eskizin üzerine çizilir, sonra elmas yardımı ile cam çizilen yerden 1.5 mm dıştan kesilir. Fazla parçalar pense ile alınır ve cam kurşuna yerleştirilir. Açıkta kalan kısmı da kurşunla birleştirilip lehim yapılır. Lehim yapılan yer pamuk yardımıyla silinir. İşlem bu şekilde devam eder. Biten cam selülozik tinerle silinir ve yapılan yere yapıştırılır.

4. Boyalı Vitray: Boyalı Vitray’ın yapımı için cam, cam boyası ve fırça gerekiyor. Eskiz çizim ve renklendirilmesinden sonra Eskiz camın altına yerleştirilir ve kontur ile çizilir. Daha sonra oluşturulan renkler boyanır ve işlem biter.

5. Tiffany Vitray: Renkli camlar, elmas, pense, havya, bakır folyo ve lehim gerekli malzemelerdir. Tasarlanan desen bir karton üzerine çizilir. Renk kodları yazılarak her parça numaralandırılır. Karton üzerinde yapılan çalışma eskiz kağıdına aktarılır. Bu işlemden sonra tiffany vitray makası ile karton kesilir. Kesilen kartondan çıkan kalıp parçaları yardımıyla üzerinde renk kodlarına uygun camlar kesilir. Kesilen camlar rodojlanıp temizlendikten sonra tiffany vitray bakır folyosu ile sarılıp eskiz üzerine dizilip lehimlenir. Biten cam parçalar yapıştırılarak birleştirilmiş olur.

Kaynak: Has Seyahat Dergisi

18 Ekim 2009

Sanat kursta öğrenilir

Kategori: Kültür Sanat — Etiketler:, , , , , — admin @ 01:29

Özellikle klasik sanatları yaşatmak amacıyla düzenlenen kurslar ülke genelinde büyük ilgi görüyor. Hem sanatçı, hem de bu sanat dallarına ara eleman yetiştirmek üzere organize edilen kurslarda eğitim görenlere branşlarıyla ilgili sertifika da veriliyor.

Türk edebiyatı, sanatı ve kültürünü daha geniş kesimlerle buluşturmak amacıyla düzenlenen kurslar bütün ülke sathına yayılarak devam ediyor. İstanbul başta olmak üzere, Anadolu`nun bütün illerinde resmi kurumlar ile özel dershane, atölye ve sanat galerilerinin düzenlediği bu kurslarda, klasikten moderne kadar bütün sanat dallarının öğretilmesine çalışılıyor, bu kursları bitirenlere sertifika veriliyor ve özellikle sanat dallarında kurs alanların eserleri büyük sergilerle halka tanıtılıyor.
Meslek Edindirme Kursları (İSMEK) ile önemli bir boşluğu kapatan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, il genelinde hemen her noktada açtığı kurslarda birçok meslek dalının yanı sıra ahşap boyama, Arapça, bağlama, Bazı müziği, cam boyama ve işlemeciliği, desen, tasarım, diksiyon, ebru, tezhip, hat, çini, fotoğrafçılık, gazetecilik, grafikerlik, halk oyunları, halı-kilim, iğne oyası, İngilizce, ipek boyama, kırkyama, kitap ciltciliği, kumaş boyama, minyatür, mozaik, ney, Osmanlıca, resim, rölyef, serigrafi, sinema, takı tasarım, vitray, Türk halk ve sanat müziği vb. dallarda verdiği kurslarla onbinlerce insanı eğitiyor ve sertifika vererek hem sanat öğrenmelerini, hem de ihtiyaç duyulan dallarda istihdamını sağlıyor.
Klasik sanatın izinde
Klasik sanatları yaşatmak ve gelecek kuşaklara yaymak için çalışmalar yapan Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı`nın Osmanlı Türkçesi(Osmanlıca) ile Türkçe`yi Doğru Konuşma (Diksiyon) kurslarında da yeni dönem başlıyor. Dursun Gürlek yönetiminde devam eden ve büyük ilgi gören Osmanlı Türkçesi kursu, cumartesi günleri 11.00-13.00 saatleri arasında gerçekleşecek. 14 haftalık eğitimin verileceği kurs, 13 Mayıs 2006 tarihinde sona erecek. Galip Çakır`ın verdiği Türkçe`yi Doğru Konuşma kursları da 4 Mart`ta başlayacak. 20 Mayıs tarihine kadar sürecek kurs süresince, Türkçe`nin temel kuralları, dilimizi daha iyi ve etkili biçimde kullanma yolları öğretilecek. Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı`nda ayrıca hat, tezhip, Türk musıkisi kursları da devam ediyor.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından yapılan Caferağa Medresesi de, asırlar sonra eğitim hizmetlerini sürdürüyor. `Türk Kültürüne Hizmet Vakfı`nca restore edilen medresede 20`nin üzerinde kurs veriliyor. Ebru, hat, tezhip, minyatür ve vitray bunlardan birkaçı. Kurslara, Türkiye`de yaşayan yabancılar ile turistler de katılıyor.
Resim ve fotoğraf dersi
Modern sanatlar dalında kurs veren onlarca kurumdan biri olan Nik Art-Sanat, yetişkinlere yönelik sanat kurslarının yanı sıra ilk öğretim öğrencileri için de kurslar düzenliyor. Boş zamanlarını değerlendirmek isteyen 7-14 yaş grubu ilk öğretim öğrencilerinin el becerelerine yönelik resim kursları düzenleyen kurum aynı zamanda el becerilerini geliştirmek isteyenlere akademisyenlerden oluşan eğitim kadrosu ile profesyonel eğitim veriyor.
Çatı Sanatevi de Recep Batuk yönetiminde resim ve Selçuk Uçku yönetiminde teknik çizim kurslarını devam ediyor.
Ressam Sabiha Akmeşe tarafından 2000 yılında Ankara`da kurulan Kleopatra Sanat Galerisi ise yağlı boya, sulu boya, desen, guaj, pastel, ahşap boyama, soğuk porselen, ebru, vitray, takı tasarımı, kumaş boyama dallarında ders almak isteyenlere yardımcı oluyor.
BUSMEK ve diğerleri
İstanbul`da Türk Kültürüne Hizmet Vakfı, Çekirdek Sanat, Erguvan Kültür Merkezi, İFSAK, Devlet Güzel Sanatlar galerileri, Atelye D, Arkitera, Evin Sanat Galerisi, Atölye Moda; Ankara Galeri Selvin; Mardin Gençlik ve Kültürevi de modern resmin usta isimleriyle sanat aşığı sanatçı adaylarını buluşturmayı sürdürüyorlar. Tıpkı İSMEK gibi hem ara eleman hem de sanatçı yetiştirmek için kolları sıvayan Bursa Büyükşehir Belediyesi ise BUSMEK kurslarına başladı. Şehirde var olan insan gücü potansiyelinin niteliklerini artırmak ve fertlerin gelişimini sağlamak amacıyla yeni bir sosyal proje olarak başlatılan kurslar arasında unutulmaya yüz tutan geleneksel sanat dallarına ağırlık veriliyor.

Denizli, Siirt, Gebze, Konya, Tunceli, Düzce, Silifke, Narlıdere, Bolu, Nevşehir, İzmit, Çorum, Ankara vb. gibi il ve ilçe belediyeleri de çeşitli dallarda düzenledikleri kurslarda yüzbinlerce gencin yetişmesine katkı sağlıyor.

Putin vitrayları Almanya`ya geri veriyor

Kategori: Kültür Sanat — Etiketler:, , , — admin @ 01:25

Vladimir Putin, 2. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler`in ele geçirdiği bölgelerdeki kiliselerde bulunan 6 adet vitray camın, Almanya”ya geri gönderilmesini içeren yasa tasarısına imza attı.

İki ülke arasında yapılan anlaşmaya göre, nakil ve güvenlik masraflarını Almanya karşılayacak.

2002 yılında, Rusya, St. Petersburg, Hermitaj müzesinde koruma altına alınan 111 adet vitrayı, talep karşılığında, Frankfurt Marienkirche”de bulunan St. Mary kilisesine iade etmişti. Yetkililer, daha sonra, Moskova”daki Puşkin Müzesi”nde, 6 adet daha vitray bulunduğunu keşfettiler.

Vitray pencereler, Almanya”ya iade edildikten sonra, yakın tarihlerde restorasyonu yapılacak olan kiliselere eklenecek.

Rusya ve Almanya, 2. Dünya Savaşı sırasında ele geçirilen tarihi eser ve sanat eserlerinin karşılıklı olarak iade edilmesine dair bir anlaşma imzalamıştı. Fakat iade işleminin yavaş yürümesinden dolayı, Rusya, ele geçirilen eserleri, savaşta verilen kayıplara karşı tazminat olarak kağıda geçirmişti. Şimdi ise, iki taraf da eserlerinden taviz vermek istemiyor.

2. Dünya Savaşı sırasında, Avrupa”nın birçok sanat eserine el koyarak Nazi komutanların kişisel koleksiyonlarına katan Almanya, o zamanların Sovyet ülkelerinden de birçok esere el koymuştu. Savaş sonrasında, Sovyet güvenlik birimleri, kaybedilen eserleri geri getirmeye çalışırken, Almanlar”a ait birçok tarihi eseri de ülkelerine getirmişlerdi.

Rusya ve Almanya”nın birbirinden aldığı eserlerin tam miktarı, bireysel olarak askerlerin eserleri çalmış ve yok etmiş olmasından dolayı bilinmiyor.

Bu eserlerden en bilineni, 18.yy başlarında Prusya”da yapılmış olan Amber Odası”nın 1945″te Nazi askerleri tarafından yağmalandığına inanılıyor.

Garajda başlayan sanat Van`ın sokağını süsleyecek

Kategori: Kültür Sanat — Etiketler:, , , — admin @ 01:22

Resim öğretmeni Murat Pişken`in Van`da yaşamış medeniyetlerin izlerini taşıyan vitray çalışmaları Van`daki Sanat Sokağı`nı süsleyecek
Van Belediyesi`nin Sanat Sokağı`nı adına yakışır hale getirmek için başlattığı proje çerçevesinde vitray çalışması yapan Murat Pişken, bölgede hüküm sürmüş uygarlıklardan kalan eserleri yeniden yorumladı. Cama kurşunlu vitray ile işlenen çalışmalar yakın zamanda Sanat Sokağı`nın çeşitli yerlerine monte edilecek. Pişken Van`da kurşunlu vitray yapan tek kişi.
Murat Pişken, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Resim Öğretmenliği bölümünde okurken vitray sanatına ilgi duymaya başladığını ifade ederek, `Daha sonra evimizin garaj bölümünde biraz değişiklik yaparak atölye haline dönüştürdüm. İlk başlarda hobi olarak yapıyordum.. Van ve çevresinde bu işle uğraşan tek kişi olduğum için ufak tefek teklifler aldım ilk başta. Geldiğimiz aşamada belediyenin Sanat Sokağı`nı dönüştürme projesinde yer aldım. Çalışmalarımın Sanat Sokağı`nda sergilenecek olmasından çok mutluyum` dedi.
Proje kapsamında Urartu savaş aletleri üzerindeki figürler, Osmanlı ile Selçuklu dönemine ait geometrik ve bitkisel motifleri yeniden yorumladığını söyleyen Pişken, bütün çalışmaların Van`daki atölyelerinde üretildiğini kaydetti.
Vitray için kullandıkları camın yurt dışından geldiğini belirten Pişken vitrayın yapımını şöyle anlattı: `İlk başta cama işleyeceğimiz motifleri bilgisayar ortamında çiziyoruz. Daha sonra oluşan kalıpları makinada kestiğimiz camların üstüne koyuyoruz ve asetat kalemle motifleri cama aktarıyoruz. Sonra elmasla camı kesip kurşunla parçaları birleştiriyoruz.`

Öğretmen kızından öğrendi, şimdi vitray yapıp satıyor

Kategori: Kültür Sanat — Etiketler: — admin @ 01:17

Balıkesir`in Edremit ilçesine bağlı Zeytinli beldesinde yaşayan ev hanımı Güler Piroğlu, yansımalı vitray ampuller yaparak satıyor. Bu işi kızından öğrenen iki çocuk annesi Piroğlu, eserlerini Altınkum Mahallesi`ndeki Sanat Sokağı`nda kurulu çarşıdaki standında sergiliyor.
Mikrokredi kullanan ev hanımlarının iş sahibi olduğunu görünce, kendi imkanlarıyla çalışarak üretip satmaya başladığını anlatan Piroğlu, her kadının kabiliyetlerini üretime geçirebileceğini ve böylece ev ekonomilerine katkı sağlayacabileceğini söylüyor. Üniversite mezunu olan öğretmen kızının, göreve atanıncaya kadar evde zevk için yapmaya başladığı vitrayı kendisine de öğrettiğini belirten Güler hanım, `Kızımın tayini çıkınca, yansımalı vitray ampülleri kendim yapmaya başladım. Çarşıdan aldığım normal ampulleri ve su bardaklarını vitray olarak işleyip boyuyorum. Gece lambası ve mumluk yapıp 3 liradan satıyorum. Özellikle çay bahçesi, gazino, lokanta gibi yerler çok ilgileniyor. Bugüne kadar ampüllerden 20 bin, mumluklardan 15 bin adet sipariş alıp sattım. Diğer üretimlerimi de yazın tatile gittiğim yörelerde stant açıp satıyorum.` diyor.
Vitray çizimlerini, Dalyan Mahallesi`ndeki evinde eşinin yaptığını, kendisinin de boyadığını anlatan Piroğlu, toplu sipariş olursa yetişemeyeceğini, mutlaka ekip çalışması gerektiğini vurguluyor.

CAM SÜSLEME SANATI ViTRAY ve TARİHİ

Pencereleri örten saydam panellerin yapımı için cam kullanımı çok eski dönemlere dayanıyor. Bu uygulamalar özellikle Doğu Akdeniz’de çok önceleri biliniyordu. Roma ve ilk Hıristiyanlık dönemlerinde kullanılıyordu.
XII. yüzyılda Roma sitili yerini Gotik tarza bıraktı. Bu yeni mimari anlayışta çatının bir dizi kolon ve kiriş sistemine taşıttırılması fazla ağırlık taşımayan duvarlarda daha çok ve geniş pencere boşlukları bırakmayı sağladı. Böylece pencereleri örtmek için renkli cam paneller kullanılmaya başlandı. Cam parçalarını birbirine tutturmak içinde kurşun çubuklar kullanılıyordu. Vitray süslemesi kiliselerde mozaik süslemenin yerini aldı ve Vitray zanaatkarları zaman içerisinde cam ve kurşun ile birçok farklı teknikler geliştirdiler.
Ortaçağ döneminde de sırlama cam ile Vitray tekniğine rastlamak mümkün. Muhteşem Vitray süslemeleri 1200 ve 1236 yıllarında Chartres Katedralindeki 7000 m2 lik bir alanı kaplayan vitray süslemesi ortaçağ mimarisinin ve cam üstüne yapılan resim sanatının en büyük ve en önemli örneklerindendir. Bu mimarı başta Fransa olmak üzere Almanya, İngiltere ve İtalya ‘da ve tüm Avrupa’da ses getirdi. 1300’lü yıllarda Antonio da Pisa adlı İtalyan vitray sanatına ait ilk kitabı yazdı. Kitabında cam kesim teknikleri, camın renklendirilmesi, kurşun tekniği anlatılıyordu. Renkli camların vitray yapımımda kullanılması İsa’dan sonra ilk yıllara rastlıyor. Bu döneme ait en eski örnekler Ravenna’da İsa’dan sonra VI. Yüzyılda ortaya çıktı. Ancak gerçek vitray sanatı en parlak dönemi IX. ve X. Yüzyıllar arasında yaşadı.
İlk bilinen cam kesim tekniği önceden cam üzerine tebeşir ile çizilen desenin ucu ısıtılmış bir demir parçası ile kesilmesi tekniği idi. Kesim sırasında cam soğuması için su ile ıslatılıyor ve işlem cam iyice kırılana kadar devam ediyordu. Daha sonra Vitray ustaları daha küçük parçaların kolay kesilebilmesi ile kükürt tekniği ile kesim yapmaya başladılar. Kesilen parçalar temizlenip kesim şekline göre yapıştırılıyordu.(Yapıştırmada tutkal kullanılmıyor.) Sonra camın üstüne desen işleniyordu. Bezeme bittikten sonra camlar kurşun içine gömülüyor. Yani H kesitindeki kurşun çubukların arasına yerleştiriliyor ve lehim ile kurşunlar kalaylanarak camlar sabitleştiriliyordu.
Uzun yıllar parlak dönem yaşayan vitray sanatı zaman içersinde kültürel ve sosyal nedenlerden dolayı eski önemini kaybetmeye başladı. Yeniden önem kazandığı dönem 19. yy. da Antonio da Pisa nın kitabı örnek alınarak vitray restorasyonları yapıldı ve eski zanaatkarlar gün ışığına çıkartıldı.
Vitray sanatının yeniden doğuşu ilk olarak Fransa da başladı. Ancak yüzyıl sonuna doğru Almanya vitray sanatının merkezi konumuna geldi. Bu dönemde vitray sanatı özellikle dini yapıların dışında saray ve malikanelerde, büyük konakların kapı, pencere ve tavan süslemelerinde kullanılmaya başlandı. Desenlerde tema olarak dini ve kutsal desenler işlenmiştir. 1890-1930 yılarında dini konuların dışında manzara, insan figürleri, zarif bezemeler, çiçek motifleri ve geometrik desenler vitray sanatında yeni ve dekoratif tekniklerle geliştirildi. Bu tekniklere farklı olarak Amerika da New York’lu ünlü tasarımcı Lois Comfort Tiffany vitray sanatı için farklı bir uygulama tekniği geliştirdi. Kurşun çubuklar yerine bakır folyo şeritler kullanmaya başladı. Ayrıca bazı farklı cam türleri geliştirdi. Opal, renkli opal ve sedefli camlar gibi.
Kullandığı camlar ve tekniği ile çok farklı aydınlatmalar da ortaya çıkardı. Günümüzde onun çalışmalarından bir çok örnek taklit edilip uygulanmaktadır.
Türk tarihimizde ise, cam sanatı Anadolu uygarlıklarında ki yapıtlarda camın işlenişi görülmektedir. Vitray sanatı ise Selçuklular döneminde geliştirilmiş olup Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’un fethinden sonra bir çok tarihi mimarilerde Vitray Tekniği ile muhteşem çalışmalar yapılmıştır. Yakın dönem içersinde de cam ve vitray sanatı birçok sanatçının ilgi odağı olmuştur.

WordPress'in desteğiyle.